Okuyucularım

>>Yazılarımı Takip Edin<<

REKLAMLAR

Kategoriler

12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

sivil anayasa 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği MaddeleriDaha önce bloğumda aslında yer vermiştim bu habere ama daha anlaşılır bir şekilde olması dileğiyle tek tek madde madde anayasa değişiklğini buldum nette dolaşırken.

Aslında 12 Eylül referandumuna sayılı günler kala siyasi partiler savundukları görüşe göre hareket ederken bu savaş biraz abartıldı diye düşünüyorum.Bu kadar büyütülmemesi lazım.Bugün Başbakan’ın Afyonkarahisar konuşmasını TV den canlı olarak izledim.

Adamın haklı taraflarından biri de yıllardır 12 Eylül 1980 darbesinin sonucu olan anayasadan nefret edenler bugün nedense hayır diyorlar.Bunu neden yapıyorlar çünkü bunu AKP partisi hazırladı diye.Çünkü halkın gözünde bizim yükselmemizi istemiyorlar.

Bence çok doğru söylüyor.Bugünde saat 15:30 dan itibaren İZMİR de yani oturduğum ilde olacak başbakan.Sıcaklar yüzünden gidemedim ama gitmek isterdim.Ama gidemesem de görüşüm ve desteğim EVET.

İşte madde madde 12 Eylül 2010 Anayasa Değişiklik Paketi Maddeleri

TIKLA

Her şey açık, her şey ortada… Safımız net, tarafımız belli!..

Darbeye karşı; demokrasi için yasaklara karşı; özgürlük için vesayete karşı; milli irade için seçkinlere karşı, seçilmişler için imtiyazlara karşı, eşitlik için fişlenmeye karşı; insan haysiyeti ve onuru için Durum Net EVET!

MADDE 1

7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasına

“Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” cümlesi ve maddeye bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.”

MADDE 2

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 20 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar.

Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

MADDE 3

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.”

MADDE 4

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 inci maddesinin kenar başlığı “I. Ailenin korunması ve çocuk hakları” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”

MADDE 5

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 51 inci maddesinin dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 6

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 53 üncü maddesinin kenar başlığı

A.Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” olarak değiştirilmiş, üçüncü ve dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.

Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.

Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.”

MADDE 7

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 54 üncü maddesinin üçüncü ve yedinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 8

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 74 üncü maddesinin kenar başlığı “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” şeklinde değiştirilmiş, maddenin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

Kamu Başdenetçisi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla dört yıl için seçilir. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan aday seçilmiş olur.

Bu maddede sayılan hakların kullanılma biçimi, Kamu Denetçiliği Kurumunun kuruluşu, görevi, çalışması, inceleme sonucunda yapacağı işlemler ile Kamu Başdenetçisi ve kamu denetçilerinin nitelikleri, seçimi ve özlük haklarına ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.”

MADDE 9

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 84 üncü maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 10

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 94 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İlk seçilenlerin görev süresi iki yıldır, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi ise o yasama döneminin sonuna kadar devam eder.”

MADDE 11

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına

“Ancak, Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.”şeklindeki cümle eklenmiş ve dördüncü fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.”

MADDE 12

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 128 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”

MADDE 13

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.”

MADDE 14

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 144 üncü maddesi kenar başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 144 - Adalet hizmetleri ile savcıların idarî görevleri yönünden

Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet müfettişleri ile hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişleri eliyle yapılır.

Buna ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.”

MADDE 15

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 145 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 145 - Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir.

Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür.
Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz.

Askerî mahkemelerin savaş halinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.

Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin görevli bulundukları komutanlıkla ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”

MADDE 16

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 146 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 146 – Anayasa Mahkemesi onyedi üyeden kurulur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından, her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden, bir üyeyi ise baro başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday içinden yapacağı gizli oylamayla seçer.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak bu seçimde, her boş üyelik için ilk oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır. İkinci oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmiş olur.

Cumhurbaşkanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay, bir üyeyi Askerî Yargıtay, bir üyeyi Askerî Yüksek İdare Mahkemesi genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; en az ikisi hukukçu olmak üzere üç üyeyi Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından göstereceği üçer aday içinden; dört üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile en az beş yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçer.

Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurulları ile Yükseköğretim Kurulundan Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday göstermek için yapılacak seçimlerde, her boş üyelik için, bir üye ancak bir aday için oy kullanabilir; en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır. Baro başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday için yapılacak seçimde de her bir baro başkanı ancak bir aday için oy kullanabilir ve en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.

Anayasa Mahkemesine üye seçilebilmek için, kırkbeş yaşın doldurulmuş olması kaydıyla; yükseköğretim kurumları öğretim üyelerinin profesör veya doçent unvanını kazanmış, avukatların en az yirmi yıl fiilen avukatlık yapmış, üst kademe yöneticilerinin yükseköğrenim görmüş ve en az yirmi yıl kamu hizmetinde fiilen çalışmış, birinci sınıf hâkim ve savcıların adaylık dahil en az yirmi yıl çalışmış olması şarttır.
Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve iki başkanvekili seçilir. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Anayasa Mahkemesi üyeleri aslî görevleri dışında resmi veya özel hiçbir görev alamazlar.”

MADDE 17

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 147 nci maddesinin kenar başlığı “2. Üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi” şeklinde, birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Anayasa Mahkemesi üyeleri oniki yıl için seçilirler. Bir kimse iki defa Anayasa Mahkemesi üyesi seçilemez. Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşını doldurunca emekliye ayrılırlar. Zorunlu emeklilik yaşından önce görev süresi dolan üyelerin başka bir görevde çalışmaları ve özlük işleri kanunla düzenlenir.”

MADDE 18

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin sonuna

“ve bireysel başvuruları karara bağlar” ibaresi, üçüncü fıkrasındaki “Cumhurbaşkanını,” sözcüğünden sonra gelmek üzere “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını,” ibaresi eklenmiş, beşinci fıkrası “Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir.

Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir.” şeklinde değiştirilmiş, maddeye ikinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar ve üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere

“Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.” şeklinde yeni bir fıkra eklenmiştir.

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.
Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.”

MADDE 19

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 149 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 149 - Anayasa Mahkemesi, iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışır. Bölümler, başkanvekili başkanlığında dört üyenin katılımıyla toplanır.

Genel Kurul, Mahkeme Başkanının veya Başkanın belirleyeceği başkanvekilinin başkanlığında en az oniki üye ile toplanır. Bölümler ve Genel Kurul, kararlarını salt çoğunlukla alır. Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik incelemesi için komisyonlar oluşturulabilir.

Siyasî partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılır, bireysel başvurular ise bölümlerce karara bağlanır.

Anayasa değişikliğinde iptale, siyasî partilerin kapatılmasına ya da Devlet yardımından yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğu şarttır.
Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesinin kuruluşu, Genel Kurul ve bölümlerin yargılama usulleri, Başkan, başkanvekilleri ve üyelerin disiplin işleri kanunla; Mahkemenin çalışma esasları, bölüm ve komisyonların oluşumu ve işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir.

Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, bireysel başvurularda duruşma yapılmasına karar verilebilir.

Mahkeme ayrıca, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir ve siyasî partilerin kapatılmasına ilişkin davalarda,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasî partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler.”

MADDE 20

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği MaddeleriTürkiye Cumhuriyeti Anayasasının 156 ncı maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Askerî Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”

MADDE 21

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 157 nci maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”

MADDE 22

 12 Eylül Referandumu Anayasa Değişikliği Maddeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 159 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 159 – Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yirmiiki asıl ve oniki yedek üyeden oluşur; üç daire halinde çalışır.

Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun, dört asıl üyesi, nitelikleri kanunda belirtilen; yükseköğretim kurumlarının hukuk iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından Cumhurbaşkanınca, üç asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca, bir asıl ve bir yedek üyesi Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulunca kendi üyeleri arasından, yedi asıl ve dört yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adlî yargı hâkim ve savcıları arasından adlî yargı hâkim ve savcılarınca, üç asıl ve iki yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından idarî yargı hâkim ve savcılarınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir.

Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde yapılır.

Cumhurbaşkanı tarafından seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan Kurul üyeliğinin boşalması durumunda, boşalmayı takip eden altmış gün içinde, yeni üyelerin seçimi yapılır. Diğer üyeliklerin boşalması halinde, asıl üyenin yedeği tarafından kalan süre tamamlanır.

Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Adalet Akademisi genel kurullarından seçilecek Kurul üyeliği için her üyenin, birinci sınıf adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları arasından seçilecek Kurul üyeliği için her hâkim ve savcının; ancak bir aday için oy kullanacağı seçimlerde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilir. Bu seçimler her dönem için bir defada ve gizli oyla yapılır.

Kurulun, Adalet Bakanı ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı dışındaki asıl üyeleri, görevlerinin devamı süresince; kanunda belirlenenler dışında başka bir görev alamazlar veya Kurul tarafından başka bir göreve atanamaz ve seçilemezler.

Kurulun yönetimi ve temsili Kurul Başkanına aittir. Kurul Başkanı dairelerin çalışmalarına katılamaz. Kurul, kendi üyeleri arasından daire başkanlarını ve daire başkanlarından birini de başkanvekili olarak seçer. Başkan, yetkilerinden bir kısmını başkanvekiline devredebilir.

Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.

Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılır. Soruşturma ve inceleme işlemleri, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir.

Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.

Kurula bağlı Genel Sekreterlik kurulur. Genel Sekreter, birinci sınıf hâkim ve savcılardan Kurulun teklif ettiği üç aday arasından Kurul Başkanı tarafından atanır. Kurul müfettişleri ile Kurulda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıları, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Kurula aittir.

Adalet Bakanlığının merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcılar ile adalet müfettişlerini ve hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçileri, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.

Kurul üyelerinin seçimi, dairelerin oluşumu ve işbölümü, Kurulun ve dairelerin görevleri, toplantı ve karar yeter sayıları, çalışma usul ve esasları, dairelerin karar ve işlemlerine karşı yapılacak itirazlar ve bunların incelenmesi usulü ile Genel Sekreterliğin kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.”

MADDE 23

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 166 ncı maddesinin kenar başlığı “I. Planlama; Ekonomik ve Sosyal Konsey” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında hükümete istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.”

MADDE 24

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 25

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 18 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Anayasa Mahkemesinin mevcut yedek üyeleri asıl üye sıfatını kazanır.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi bir üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun ve bir üyeyi de baro başkanlarının gösterecekleri üçer aday içinden seçer.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapacağı üye seçimi için aday göstermek amacıyla;

A) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde, Sayıştay Başkanı adaylık başvurusunu ilan eder.

İlan tarihinden itibaren beş gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren beş gün içinde Sayıştay Genel Kurulunca seçim yapılır. Her Sayıştay üyesinin ancak bir aday için oy kullanabileceği bu seçimde en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.

B) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı adaylık başvurusunu ilan eder.

İlan tarihinden itibaren beş gün içinde adaylar Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren beş gün içinde Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının ilanında gösterilen yer ve zamanda baro başkanları tarafından seçim yapılır. Her bir baro başkanının ancak bir aday için oy kullanabileceği bu seçimde, en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.

c) (a) ve (b) bentleri uyarınca yapılan seçimlerin sonucunda aday gösterilmiş sayılanların isimleri seçimin yapıldığı günü takip eden gün Sayıştay ve Türkiye Barolar Birliği başkanlıklarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirilir.

Ç) (C) bendi uyarınca yapılan bildirimden itibaren on gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde seçim yapılır.

Her boş üyelik için yapılacak seçimde, ilk oylamada üye tamsayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır; ikinci oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmiş olur.

Cumhurbaşkanı, birer üyeyi Yargıtay ve Danıştay kontenjanlarından olan ilk üyeliklerin boşalmasından sonra Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından göstereceği üçer aday içinden seçer.

Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday gösteren kurumların halen mevcut üyeleri ile kendi kontenjanlarından seçilmiş yedek üyeler, tamamlama seçiminde göz önünde bulundurulur.
Anayasa Mahkemesinde halen belli görevlere seçilmiş olanların bu sıfatları seçilmiş oldukları sürenin sonuna kadar devam eder. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte üye olanlar yaş haddine kadar görevlerine devam ederler.

Bireysel başvuruya ilişkin gerekli düzenlemeler iki yıl içinde tamamlanır. Uygulama kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bireysel başvurular kabul edilir.

GEÇİCİ MADDE 19 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde aşağıda belirtilen esas ve usuller dahilinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri seçilir:

a) Cumhurbaşkanı, hakimlik mesleğine alınmasına engel bir hali olmayan; yükseköğretim kurumlarının hukuk,iktisat ve siyasal bilimler dallarında en az onbeş yıldan beri görev yapan öğretim üyeleri, üst kademe yöneticileri ile meslekte fiilen onbeş yılını doldurmuş avukatlar arasından dört üye seçer. Cumhurbaşkanı, üst kademe yöneticileri arasından seçeceği Kurul üyesini, bakanlık, müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, valilik, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, kamu kurum ve kuruluşlarında genel müdürlük veya teftiş kurulu başkanlığı görevlerini yapanlar arasından seçer.

B) Yargıtay Genel Kurulu, Yargıtay üyeleri arasından üç asıl ve üç yedek üye seçer.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün içinde Yargıtay Birinci Başkanı adaylık başvurusunu ilan eder. İlan tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Birinci Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde Yargıtay Genel Kurulu seçim yapar. Her Yargıtay üyesinin sadece bir aday için oy kullanabileceği seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur.

C) Danıştay Genel Kurulu, Danıştay üyeleri arasından iki asıl ve iki yedek üye seçer.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün içinde Danıştay Başkanı adaylık başvurusunu ilan eder. İlan tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde Danıştay Genel Kurulu seçim yapar. Her Danıştay üyesinin sadece bir aday için oy kullanabileceği seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur.

Ç) Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu, kendi üyeleri arasından, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna bir asıl ve bir yedek üye seçer.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün içinde Türkiye Adalet Akademisi Başkanı adaylık başvurusunu ilan eder. İlan tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu seçim yapar. Her üyenin sadece bir aday için oy kullanabileceği seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur.

D) Yedi asıl ve dört yedek üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş olan adlî yargı hâkim ve savcıları arasından, adlî yargı hâkim ve savcıları tarafından Yüksek Seçim Kurulunun yönetim ve denetiminde seçilir.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde Yüksek Seçim Kurulu adaylık başvurularını ilân eder. İlân tarihinden itibaren üç gün içinde adaylar Yüksek Seçim Kuruluna başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren iki gün içinde Yüksek Seçim Kurulu adayların başvurularını inceler ve aday listesini belirleyerek ilân eder. Takip eden iki gün içinde bu listeye karşı itiraz edilebilir. İtiraz süresinin sona erdiği günden itibaren iki gün içinde itirazlar incelenir, sonuçlandırılır ve kesin aday listesi ilân edilir. Yüksek Seçim Kurulunun kesin aday listesini ilân ettiği tarihten sonraki ikinci Pazar günü her ilde, il seçim kurulunun yönetim ve denetimi altında yapılacak seçimlerde, o ilde ve ilçelerinde görev yapan hâkim ve savcılar oy kullanır. İl seçim kurulları o ilde oy kullanacak hâkim ve savcıların sayısına göre sandık kurulları oluşturur. Sandık kurullarının işlem, tedbir ve kararlarına karşı yapılan şikâyet ve itirazlar il seçim kurulunca karara bağlanır. Adaylar propaganda yapamazlar; sadece, Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde özgeçmişlerini bu iş için tahsis edilmiş bir internet sitesinde yayımlayabilirler. Bu seçimlerde her seçmen sadece bir aday için oy kullanabilir. Seçimlerde en çok oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur. Kullanılacak oy pusulalarıyla ilgili diğer hususlar Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenir. Yüksek Seçim Kurulu, oy pusulalarını kendisi bastırabileceği gibi gerektiğinde uygun göreceği il seçim kurulları vasıtasıyla bastırmaya da yetkilidir. Yapılacak seçimlerde, 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun bu bende aykırı olmayan hükümleri uygulanır.

E) Üç asıl ve iki yedek üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından, idarî yargı hâkim ve savcıları tarafından Yüksek Seçim Kurulunun yönetim ve denetiminde seçilir.

Bölge idare mahkemelerinin bulunduğu illerde, il seçim kurulunun yönetim ve denetimi altında yapılacak bu seçimlerde, o bölge idare mahkemesinde ve yargı çevresi içerisinde kalan yerlerde görev yapan idarî yargı hâkim ve savcıları oy kullanır. Bu seçimler hakkında da (d) bendi hükümleri uygulanır.
Birinci fıkranın (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca seçilen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun asıl üyeleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki otuzuncu günü takip eden iş günü görevlerine başlarlar.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Yargıtay ve Danıştaydan gelen asıl ve yedek üyelerinin görevleri, seçilmiş oldukları sürenin sonuna kadar devam eder. Bunlardan, Yargıtaydan gelen üyelerden görev süresini tamamlayanların yerine birinci fıkranın (b) bendi uyarınca seçilenler; Danıştaydan gelen üyelerden görev süresini tamamlayanların yerine birinci fıkranın (c) bendi uyarınca seçilenler, sırayla göreve başlarlar.

Birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri uyarınca seçilen üyelerden, üçüncü fıkra uyarınca göreve başlayanların görev süresi, birinci fıkranın (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca seçilen diğer Kurul üyelerinin görev süresinin bittiği tarihte sona erer.

İlgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna seçilen asıl üyeler, Yargıtay daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm malî ve sosyal haklar ile emeklilik hakkından aynen yararlanırlar. Ayrıca, Kurulun Başkanı dışındaki asıl üyelerine, (30000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenir.

İlgili kanunlarda düzenleme yapılıncaya kadar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu;

A) Anayasa hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, yürürlükteki kanun hükümlerine göre Kurul şeklinde çalışır.

B) İkinci fıkra uyarınca asıl üyelerinin göreve başladığı tarihten itibaren bir hafta içinde Adalet Bakanının başkanlığında toplanır ve bir geçici Başkanvekili seçer.

C) En az onbeş üye ile toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar verir.

Ç) Sekreterya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yürütülür.

Kurul müfettişleri ile adalet müfettişleri atanıncaya kadar, mevcut adalet müfettişleri, Kurul müfettişi ve adalet müfettişi sıfatıyla görev yaparlar.

Bu madde hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar uygulanır.”

MADDE 26

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoyuna sunulması halinde tümüyle oylanır.

NOT: Üstü çizili olarak belirtilen yerler, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

(Teşekkürler habermerkezi.wordpress.com.Devamlı takip ettiğim bir blogdur.)

Bu Konularda İlginizi Çekebilir....

Yorumlar (18)

öztürk

09 Ağustos 2010 saat 09:46    


Anayasa Bu bir anayasa değişikliği değil anayasa düzenlemesidir.
Mevcut halin değiştirilecek 26 maddesinden 24 üne bütün partiler evet derken, sadece HSYK ‘nın yapısı ile ilgili düzenlemeye muhalifim ben.
Adalet bakanının ve müsteşarının HSYK’da üye olması, Cumhurbaşkanının üye seçmedeki ağırlığı HSYK’yı siyasetten arındırmaz aksine siyasetin göbeğine sokar.

Bir kere Adalet bakanının orada bulunması bile hukuka bariz bir siyasi kıskaçtır.
Şimdi dillerinde yargının bağımsızlığı zırvasını dolandıranlar bize daha büyük kazığı yedirmeye kalkmaktadırlar.

Zaten siyasi iktidarın amacı da budur.
Senin belirttiğin gibi bunu AKP yaptı mantıgı değil, AKP’nin herkesi yok sayarak kendi kendine 2 haftada hazırladığı düzenlemeden dolayı eleştri almaktadır.
Yoksa meclisteki ve meclis dışındaki siyasi partilerle ortak bir komisyon oluşturulup daha geniş kapsamlı ve yepyeni bir anayasa değişikliğine akp haricinde bütün partiler hazırdı.

Ama akp ben yaparım ben ederim mantıgı ile hareket edip Türkiyenin yarısından çoğunu yok saydıgı için bu gün bu kadar tepki çekmiştir.

ve bu anayasa değişikliğinde amaç demokrasi vs. değil, akp yönetiminin kendi hürümranlıklarına balta vuracak olan HSYK’yı kendi kadroları ile siyasallaştırarak , ilerki zamanlarda karşılacakları mevcut adli durumlarda akp ye payanda olmanalarını sağlamaktır.

Cumhurbaşkanına HSYK’ya üye atamadaki sağlanan büyük avantaj Abdullah Gül’den sonraki cumhurbaşkanlığı hesaplarıdır.

- O ya da bu yaptı diye değil, arkasında kirli siyasi oyunlar döndüğü için,

- Yolsuzluk, yoksulluk ve siyasi rabtı önleyici düzenlemelerden yoksun oldugu için,

- Özelleştirmeler ile ortaya çıkan sosyal yıkımları önleyici düzenlemeler yer almadığı için

- İşsizliğe ve yoksulluğa karşı güvence yer almadığı, sosyal devlet ilkeleri gözetilmediği için,

- Milletvekilleri dokunulmazlığının kaldırılmasını içermediği için

- Adalet bakanının ve adalet bakanlığı müsteşarının HSYK’da üye olarak bulunmasından dolayı HSYK’nın siyasetten arınamayacağı için,

- HSYK’daki siyasi ağırlıktan ötürü; yargı,yasama, yürütme güçler ayrılığı ilkesi uygulanamayacağı için

12 Eylül anayasa değişikliği referandumunda oyum
Göstere Göstere HAYIR olacaktır.

öztürk

12 Ağustos 2010 saat 09:28    


senin de mantıgını anladım.
Yargıyı diğer kesimin elinden kurtarıp kendi tekelinize almak istiyorsunuz.
O zaman ”yargı siyasallaştı.” feryatları çok boşuna.
Zaten akp nina amacı budur.
A. Gül’den sonra cumhurbaşkanı adayı olacak olan R.T. Erdoğan yeni düzenleme ile HSYK’nın yapısında cumhurbaşkanının etkisinin artmasını planlamaktadır ve kendisinin cumhurbaşkanı olmasını hesap etmektedir.
Kısacası yargıyı kendisine bağlamak istemektedir.

oyun kirlidir. Kirlidende ötedir.
Buna görevli kimselerin yanısıra kendisine bunu görev addedenler de vardır.

AKP’nin nerede ve ne şekilde kurulduğunu çok iyi incele. biraz geçmiş dosyaları takip et.
Saadet partisi içerisinde yenilikçiler ve gelenekçiler kavgasının temelini araştır. Sonra Abdullah Gül’ün saadet operasyonuna bi göz at ve daha sonra da Amerika’ya gidip gelenlerin hangi partiyi kurduklarını iyi analiz et.
Bu bahsettiklerim 2000 – 2002 ayları arasında olmuştur.

Ondan sonra da kuklalar ile maskaraları, efendiler ile uşakları ayırt edebilirsin belki.

benim gerekçeli maddelerimi kurgu olarak nitelendirmişsin.
maddeleri tek tek incele bakalım.

Yolsuzluk, yoksulluk ve siyasi rantı engelleyecek bir düzenleme mi var ?
İşsizliğe ve yoksulluğa karşı güvence mi var? (özellikle özelleştirme mağdurlarını kapsayan!)
yeni düzenleme ile HSYK’da siyasetin ağırlığı artacağı için güçler ayrılığı ilkesi zedelenmiş olmayacak mı?
görevi kötüye kullanan memuru açığa alıp soruşturma açabiliyorsun, görevinin dışına çıkan askeri yargılayabiliyorsun, peki hakkında yüzlerce dosya bulunan vekilleri neden yargılayamıyorsun?
Şimdi bu düzenleme de dokunulmazlıkların sınırlandırılması ile ilgili bir değişiklik mi var?

Senin kurgu dediklerin bunlar.
Yani gerçekler.
Öyle inadına inadına yazılmış bir yazı değildir bunlar.
Birilerinin propagandasına da ‘şak şak şak’ değildir.
Eleştiridir.
ve elle tutulabilir eleştirilerdir.

ve hiç bir düzenleme askerin istediği zaman darbe yapmasını engelleyemez.
Unutma bunu. Darbeyi yapan yapar. güçlü ise siyasi otorite bu darbeye karşı durabilir. Güçlü değilse boyun eğer. Yasalarla darbeler önlenemez. Az kafanızı çalıştırın…

CENK ÇINAR

12 Ağustos 2010 saat 23:06    


BU KADAR DA TARAF OLUNMAZ !!!!!!!!!!!!!

TEMİZ HABER SİTELERİ İSTİYORUZ , TARAFSIZ VE OBJEKTİF!!1

Blograf

13 Ağustos 2010 saat 05:02    


Benim mantığım neymiş söyle bakalım.Sizin gibi Atatürkçü geçinen kesimi de biliyoruz.Başınızı da biliyoruz.Merak etmmeyin millet artık uyandı.İnşallah Allah’ın izniyle anayasa %70 oyla evet olur.

Bana kafanı çalıştır derken sen ilk önce kendi kafanı çalıştır sonra başkasına bak.İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırma.

Bu arada RTE cumhurbaşkanı olacak diyorsun.Nerden biliyorsun be kardeşim müneccim misin?Cumhurbaşkanını halk seçmiyor mu?Seçiyor.Neden bu feryat figan anlamış değilim.

O zaman halk en iyisini bilir, seçmesini de bilir.Yukarıda kafanızı çalıştırın derken tüm Türk milletine kafası çalışmıyor demek istemişsin heralde.

öztürk

13 Ağustos 2010 saat 16:59    


ben rte cumhurbaşkanı olacak demedim.
rte aday olacak dedim. bunu hesap etmektedir dedim.
Okudugunu anlayamıyor musun?
ve ben Atatürkçü geçinen değilim.
bahsettiğin kurumlarla da alakam yok.
zihninde oluşturduğun ”CHP” li de değilim.
ve onlarla da hiçbir bağım yok.
1982 anayasası referandumunda senin deyiminle ”herşeyin en iyisini bilen halk” %90 nın üzerinde oy ile evet demişlti.
Şimdi ne oldu da bu anayasa darbe anayasası oldu?
mevcut anayasayı %92 oy veren ”en iyisini bilen halk” değil miydi?

bir önceki yorumumda uşaklık – kuklalık ile ilgili tek kelime edememiş olman cahillikten midir, diyecek bişeyin olmamasından mıdır?
en son yorumunda akla mantıga ve konuya yakın hiç bir satır yok.
Müthiş bir sinirle saldırmışsın.

neyse. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar en tehlikeli kimselerdir.
daha da gelmem davos’a .!

RECEP KAMYON

15 Ağustos 2010 saat 13:05    


Blograf kardesim Ozturku muhatap alma o zaten beyaza (ak)(temiz), kara (siyah)(kirli) demis, bunlara en guzel seyleri yapsan zihniyet belli artik borularini otturemeyecekler korku var.Bunlar ne kadar muhalefet olsalarda milletimiz cok uyanik, ozturk gibi(CHP) dusunceli degiller Allahin izniyle 12 Eylul 2010 referandumu % 80 EVET le sonuclanacak iste bu kadar.GORUNEN KOY KLAVUZ ISTEMEZ,ne kadar muhalefet yaparlarsa yapsinlar darbeciler anayasasi sonunda bitiyor.

Blograf

16 Ağustos 2010 saat 00:34    


haklısın Recep kardeşim.CeHaPe(CHP) zihniyetliler aynı.Beayza siyah,siyaha beyaz demekte üstlerine yok.Ben gene iyi niyetli davranıp %60-65 diyorum ama sen %80 rakamını iyi söylemişsin.

cevdet

29 Ağustos 2010 saat 02:09    


Sayın Kamyon ve blograf;
yazılarınız detaylı yorumdan uzak. Öztürk bey CHP yandaşı olmadığını gayet net yazmış. Okuma ya da anlamanızda mı sorun var? Kaldı ki belli bir parti zihniyetinde olmak insanın zeka derecesini düşürmez ki, CHP yandaşlarının hepsi yanlış yorumlasın. Her yandaşın kendi kişisel düşüncesi varsa akıllarını kullandıklarını söyleyebiliriz ancak. Kamyon bey, yorumunuzun nedenlerini yazabilir misiniz ayrıntısı ile?
Milletimizin uyanık olduğu ise şüpheli, 12 eylül anayasasına %90 evet diyen halk değil mi bu halk? Onların büyük çoğunluğu yine oylamayacak mı, ne değişti? Yeni mi uyandılar?

can

03 Eylül 2010 saat 23:27    


1982 anayasası referandumunda senin deyiminle ”herşeyin en iyisini bilen halk” %90 nın üzerinde oy ile evet demişlti.
Şimdi ne oldu da bu anayasa darbe anayasası oldu?
mevcut anayasayı %92 oy veren ”en iyisini bilen halk” değil miydi?
Demişşiniz

Hocam 82 anayasa Referandumunda halkın hayr deme gibi bi lüksleri yoktu tek çareleri evet demekti.82 anayasası ne koşullarda oluşturuldu hiç incelediniz mi

fırat

05 Eylül 2010 saat 18:09    


öztürk beyin, blograf’ın recep kamyon’un yorumlarını sabırla okudum ve en son cevdet beyin söylediklerine katıldım. anayasaya evet mi hayır mı demek konusunda şüpheliydim fakat artık sonuna kadar ben de HAYIR diyorum. gerçekten de öztürk bey yorumlarını bir temele dayandırarak gerekçeleriyle özenle yazmış. gelgelelim diğer arkadaşlar laflarına “Allah’ın izniyle” diye başlayıp laf salatası yapmaya devam ediyorlar. bu konuda örnek aldıkları kişinin de kim olduğu açık tabiki recep bey(rte).müslüman geçinip yahudi politikaları yürütüyosunuz anlaşılmıyor mu sanıyorsunuz? öztürk beyin belirttiği şu durumlara bir tane bile cevap verememişsiniz recep kamyon ve blograf, aynen aşağıya kopyalıyorum.

-O ya da bu yaptı diye değil, arkasında kirli siyasi oyunlar döndüğü

- Yolsuzluk, yoksulluk ve siyasi rabtı önleyici düzenlemelerden yoksun oldugu

- Özelleştirmeler ile ortaya çıkan sosyal yıkımları önleyici düzenlemeler yer almadığı

- İşsizliğe ve yoksulluğa karşı güvence yer almadığı, sosyal devlet ilkeleri gözetilmediği

- Milletvekilleri dokunulmazlığının kaldırılmasını içermediği

- Adalet bakanının ve adalet bakanlığı müsteşarının HSYK’da üye olarak bulunmasından dolayı HSYK’nın siyasetten arınamayacağı

- HSYK’daki siyasi ağırlıktan ötürü; yargı,yasama, yürütme güçler ayrılığı ilkesi uygulanamayacağı

bu konulardan bir tanesine yorum yapabilin lütfen, ama anlıyorum ki hoca efendiniz size bu konuda bi bilgi vermemiş. “Türkiye şeyhler dervişler ülkesi olamaz” derken Atatürk aslında bu günleri kastetmiş meğerse. akepeli olup da yolsuzluğa karışmamış bir kişi var mı acaba merak ediyorum. karışmayanı da zaten partiden ihraç ediyorlar örnek Tufan Çömez. bu güne kadar ne kadar dolandırıcı tanıdıysam ağzından “inşallah, Allah’ın izniyle,Hamdolsun v.b.” sözleri eksik etmeyen kişilerdi, bu ne din istismarıdır kardeşim yeter artık birazcık Allah korkunuz olsun. milleti de dinden soğutuyosunuz…

cömert özlütaş

07 Eylül 2010 saat 22:40    


evet can arkadasa katılıyorum 1982 anayasasında paravanların arkasında bırılerı bızı gozetlıyor korkusuyla oy kulandık ıskence ve sıkıyonetım korkusu zorla evet d

edırtıyordu
sıdıkı yenı anayasa deyısıklıgı sadece yonetenlerle ılgılı halkla tabanla alakası yok
sımdı tehdıt bırazdaha modernleşmış taraf olmayan bertaraf olur buyur burdan yak bıreysel olarak korkum yok ya sosyal kuruluslar ya yarırn hukumetle ısı olanlar ıhaleye katılacaklar nasıl bıtaraf olacaklar

mechul

12 Eylül 2010 saat 00:20    


arkadaslar futboltakimi tutar gibi party tutmayin bunlar sizin geleceginiz ile alinacak kararlar lütfen igneyide kendinize cuval dizinida kendinize batirin biz hangi millet olursa olsu T.C icnde bir bütünüz bu sadece bir oylama bütün degisiklikler de yazili bicimde yayinlanda vede bilgilendirildi artik fikir yürütmek de sizin eliniz de ama satasmayla degil kavgayla degil sadece sizden istwniyor evet mi hayir mi

RECEP KAMYON

17 Eylül 2010 saat 21:37    


Tarih 12 EYLUL 2010, vakit aksam vakti, oy sandiklari acildi,sonuclari televizyon kanalimiz TRT 1 den izledim sonuclar asagi yukari belli olmaya baslayinca ve soyle dedim cok sukur Darbe anayasasi sonunda bitti.SOZU MILLETIMIZ SOYLEDI,KARARIDA MILLETIMIZ VERDI. milletimizin kararina saygi duymak lazim. (EVET EVET EVET) %58,
Artik hersey dahada guzel olacak vatana millete hayirli olsun. Comert ve mechul` unda bu cikan sonuca saygi duymasini bekleriz. bendende bu kardeslerime saygilar sevgiler,bizim her fikirde ve goruste olan insanlara saygimiz sonsuzdur.Cunku YARATILANI YARATAN`DAN OTURU SEVERIZ.Hayir diyende Evet diyende ozgur iradesini kullanarak oyunu kullanmistir, cikan sonuca saygi duymak lazim.kazanan milletimiz olmustur. selamlar

RECEP KAMYON

17 Eylül 2010 saat 21:48    


yukaridaki yazdigim yorum Can, Firat ve Cevdet kardeslerim icinde gecerlidir.milletimizin vermis oldugu karara saygi duymak lazim.Herkes ozgurce soyleyecegini soyler demokraside budur,bende herkesin fikrine saygi duyuyorum, selamlar,kaybeden kimse olmamistir,milletimiz kazanmistir.

SADIK

28 Eylül 2010 saat 14:35    


Cevabını Almak İstediğim İki Soru Var Yardımcı Olursanız Sevinirm.
1- Askeri Darbe Ortadan Kalktımı ?
2- Parti Kapatma Kaldırıldımı?

Blograf

28 Eylül 2010 saat 23:22    


1- Askeri darbe yapmaları artık kanunen suç.Geçiçi 15. maddenin kaldırılması eskiden neydi?
”Askeri darbe yapanlar yargılanamaz.”.Bu referandumla bu madde kaldırıldı.
2-Parti kapatma kaldırıladı sadece şartları daha da zor hale getirildi.Zaten bu ülkede parti kapatsanız kime faydası var.Adam zaten birini kapatmadan diğerini açıyor.Fikriyat aynı olduktan sonra isim değişikliği önemli mi?


[...] Değişen Anayasa Maddeleri Kapsamlı olarak bu yazımda okumak için tıklayın….. [...]

onur çelik

03 Mayıs 2011 saat 22:01    


işçi hakları ile ilgili detaylı bilgiler öğrenmek istiyorum iş verene kaşı hakkımı aramak ve almak istiyorum.

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Siteniz

Kişisel